Borusan Holding Ceo’su Agah Uğur’un Basın Toplantısı Konuşma Metni

02 Ocak 2012
Değerli basın mensupları hepiniz hoş geldiniz…

Dün belli başlı tüm ulusal gazetelerde ilanlarımız yayınlandı. Orada hakkımızda ileri sürülen ayrımcılık suçlamasını kabul edemeyeceğimizi ifade ederek, kamuoyunda oluşan hassasiyeti içtenlikle paylaştığımızı söyledik.

Geçtiğimiz Çarşamba günü, önce konu Yeni Şafak gazetesinin haberi ile gündeme geldi. Üzgün olduğumuzu, marka yöneticisi olan arkadaşımızın telefonda Yeni Şafak muhabirine söylediklerini tasvip etmemizin mümkün olmadığını ifade eden bir basın açıklaması yayınladık.

Devamında kamuoyunu dinledik.

Haberlerde, köşe yazılarında, okuyucu yorumlarında, sosyal medyada, Borusan hakkında birçok olumsuz, bazıları ise kelime oyunu ile ahlak sınırlarını aşan mesajlar yer aldı.

Herkes fikirlerini beyan etti. Bazen insanların en doğal hakları olan ifade özgürlüklerini kullanırken adil ve doğru olmak görevlerini ihmal edebildiklerini de gözlemledik.

Evet. Kamuoyunu dinledik ama diğer taraftan da boş durmadık. Olay ve olayın tarafları nezdinde ayrıntılı bir araştırma yürüttük. Olayın haberleştirilme süreci hakkında bilgi sahibi olduk. Sponsorluk görüşme süreci hakkında bilgi aldık. Ama tabii ki en başta, şirketimiz Borusan Otomotiv bünyesinde, yazışmalara, tanıklıklara kadar ayrıntılı, titiz bir araştırma gerçekleştirdik.

Şimdi izninizle konuyu, bulgularımızı ve vardığımız sonuçları sizlerle paylaşmak istiyorum.

İddia edilen şudur:

Borusan Otomotiv MINI markası adına iki başarılı ralllici Burcu Çetinkaya ve Çiçek Güney ile bir sponsorluk sözleşmesi imzalamıştır. Burcu Hanım ayrıca kendisi başörtülü olan gazeteci Merve Sena Kılıç ile bir televizyon kanalında program yaptığı için ve bu durumda distribütörlüğünü yaptığımız MINI markasının imajı ile ters düştüğü için bu sözleşme tarafımızdan iptal edilmiştir.

İddiayı destekleyen hususlar ise özetle, Borusan’ın bir yöneticisinin sponsorluk görüşmelerinde ima ettiği bazı yargılarının bu düşünceye zemin oluşturduğu ve bunun teyidini almak isteyen bir gazeteciye MINI markasının nötr olması gerektiği, başka bir simge ile birleştirilse de aynı kararı alacağı yönünde bir açıklama yapmasıdır.

Borusan açısından gerçekler ise şu şekilde oluşmuştur:

  1. Bu iki başarılı sporcumuz ile sponsorluk görüşmeleri 2011’in ilkbahar aylarında başlatılmıştır.
  1. Ağustos 2011’de belirli bir meblağ ve 1 yıl süre ile şahsi kullanımlarına tahsis edilecek 2 araç üzerinde genel bir prensip mutabakatına varılmıştır. Ancak her iki tarafın da ilave bazı beklentilerinin ve sürecin tanımlanmasına yönelik ihtiyaçlarının daha net hale gelmesi Aralık ayına kadar sürmüştür.
  1. Sponsorluk görüşmeleri sırasında marka müdürü olan çalışanımızın, dini inançlar ve başörtüsünün “trendy ve tarafsız” olması gereken MINI markasının algısına olumsuz etkileri olabileceği yönünde ifadesi olmuştur.
  1. Aralık’ın ikinci yarısında Borusan Otomotiv yönetimi, sektörde gündeme gelen vergi artışlarından sonra mevcut iş hacminin daralması nedeniyle % 40 oranında bütçe kısıtlamasına gitme kararı almıştır. Bunun neticesinde aynı gün bütçe nedenleriyle rallici sporcularımıza sponsorluk görüşmelerinin sonlandırıldığı yazıyla bildirilmiştir.
  1. Bu kararın devamında marka müdürümüz, Yeni Şafak muhabirinin bu konudaki sorusuna cevap vermiştir. Markasının tarafsız ve trendy konumunu kendi açısından yanlış değerlendirerek bizim için kesinlikle kabul edilemez bir yaklaşım içinde bulunmuştur. Açıklamasının özünde başörtüsü ile siyaset arasında bir paralellik kurmuş, sponsorluk sözleşmesinin gerçekleştirilmemesinin nedeni olarak bütçe kısıtlamasından ziyade bu paralelliği işaret eden bir ifadede bulunmuştur. Yeni Şafak gazetesi de haklı olarak bunu haber yapmıştır.
Bu noktada sıklıkla karıştırılan bir hususu da ayrıca açıklığa kavuşturmak isterim:
  1. Yürütülen sponsorluk görüşmeleri ile, Burcu Çetinkaya ve Merve Sena Kılıç’ın Kanal 24 televizyonu için birlikte hazırladıkları Otomobil Sevdası programı arasında hiçbir bir ilişki yoktur. Altını çizerek belirteyim burada söz konusu olan bir TV program sponsorluğu değildir. Burcu Çetinkaya ve co-pilotu Çiçek Güney’in ralli sponsorluğudur.
  1. Otomobil Sevdası adlı TV programına, tüm diğer programlara olduğu gibi, Borusan Otomotiv tarafından hiç bir ayrımcılık yapılmadan düzenli olarak araç tahsisi yapılmıştır. Bundan sonra da yapılmaya devam edecektir.
Değerli arkadaşlar, bunlar yaşanan sürece ilişkin olarak bizim ulaştığımız bulgular. Şimdi gelelim bu bulguların ışığında bizim kurumsal olarak vardığımız sonuçlara:

Birincisi değerli sporcu arkadaşlarımızla yürütülen sponsorluk görüşmeleri kötü yönetilmiştir. Görüşmeler çeşitli faktörlerin etkisiyle gereksiz yere uzamıştır. Nihai kararımızın zamanlamasının ve marka müdürünün bazı açıklamalarının da etkisi ile görüşmelerin sonlanması gerekçesi yoruma açık hale gelmiştir. Sonuçta milli ralli sporcuları zor durumda kalmışlardır.

İkincisi, marka müdürü çalışanımız Borusan’ın çalışma ilkelerini hiçbir şekilde temsil etmeyen gerek informel ortamda kullandığı bazı ifadeler, gerekse Yeni Şafak Gazetesi’ne yetkisiz olarak verdiği beyanatın içeriğiyle net bir biçimde hata yapmıştır. Bu mesleki bir hatadır. Bu hatası nedeniyle kendisi, iş akdini feshetmemize gerek kalmadan istifa etmiştir.

Ancak herkes tarafından açıkça bilinmesini isteriz ki, onun bu hatası bizim kurumsal sorumluğumuzu hiçbir şekilde ortadan kaldırmamaktadır.

Bu nedenle, siz değerli basın mensuplarının tanıklığında, hangi dil, din, ırk, inanç, giyim ve yaşam tarzında olursa olsun tüm vatandaşlarımızdan içtenlikle özür dileriz.

Tersi bir yaklaşımın Borusan tarafından benimsenmesi, kurumumuzun geçmişine, etik değerlerine ve sosyal sorumluluk anlayışına aykırıdır.

Borusan Grubu 66 yıllık tarihi, 4.2 milyar dolar cirosu, 5.500 çalışanı, 800 milyon dolar ihracatı, yıllar içinde Türkiye için yarattığı katma değer, ödediği vergiler, onlarca okul ve kültür sanata yaptığı yatırımlar ve sosyal sorumlulukları ile Türkiye’ye mal olmuş bir kurumdur. Sadece 2011 yılında Türkiye’de 300 milyon dolara yakın yatırımı gerçekleştirmiştir.

Değerlerinin merkezinde insan hakları, eşitlik, saygı ve şeffaflık yatmaktadır. Her zaman müşterisini ve çalışanını hissedarının önüne koymuştur.

Bir kez daha altını çizerek belirtmek istiyorum. Biz ticari bir kuruluşuz. Siyasi parti veya sivil toplum kuruluşu değiliz. Bizim ana sorumluluğumuz doğru ticari kararlar almak ve müşterilerimize iyi hizmet vermektir. Bu çalışmaları yürütürken rehberimiz her zaman kurum değerleri ve çalışma prensiplerimizdir. Dolayısıyla kurumumuz içinde, hissedarlarımız ve tepe yönetiminin çalışanlara, ticari kararlarımızı etkileyecek siyasi ve sosyal değerlendirmeler içeren yönlendirmelerde bulunması veya talimatlar vermesi mümkün değildir.

Dolayısıyla Borusan Grubu’nun, hissedarıyla, yöneticileriyle ve çalışanlarıyla, kurumsal politikaları doğrultusunda, bilerek ve isteyerek herhangi bir konuda, hem de toplumumuzun en çok uzlaşı ihtiyacı içinde olduğu çok hassas bir konuda ayrımcılık yapması, taraf tutması, demokratik davranmaması kesinlikle mümkün değildir. Bunu sizlere kurumumuzun 66 yıllık kredibilitesi üzerine temin ederim.

Borusan Türk toplumunun tümüne inanmış, onlara hizmet ve ürünler götürerek bu ülkeye katma değer yaratmak için çalışan, hiçbir şekilde ayrımcılığa veya bağnazlığa kendi içinde izin vermeyen bir kuruluştur ve böyle kalmaya devam edecektir.
Teşekkür ederim.

Sosyal
Twitter
Instagram
Haberdar Ol
Borusan'ın son gelişmeleri ve haberleri almak için aşağıdaki formu doldurunuz.
Borusan’dan e-posta almayı onaylıyorum.
Borusan Holding Logo Borusan Holding Logo
Copyright © 2015 | Bilgi Toplumu Hizmetleri
Copyright © 2015 Borusan Holding FooterLine Bilgi Toplumu Hizmetleri